
Küresel Sağlık Krizleri ve Tehditler
Günümüz küresel halk sağlığı ve biyogüvenlik mimarisi, makro düzeyde iki büyük biyolojik tehdit matrisinin baskısı altındadır: Eksponansiyel bir insidans artışı sergileyen Antimikrobiyal Direnç (AMR) fenomeni ve Ebola, Hantavirüs veya SARS-CoV-2 gibi yüksek mortaliteli patojenlerin epidemiyolojik sınırlarını aşma potansiyeline sahip hipotetik "Hastalık X" senaryoları.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), FDA ve EMA; bu kompleks klinik tabloyu "insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük 10 küresel halk sağlığı tehdidinden biri" olarak tanımlamakta ve en yüksek öncelik düzeyiyle "ileri derecede karşılanmamış acil tıbbi ihtiyaç" kapsamında değerlendirmektedir. Bu krizlere karşı efektif ve sürdürülebilir bir yanıt üretebilmek; geleneksel metodolojilerin ötesine geçen, yenilikçi moleküler/terapötik platformların keşfini ve tıp biliminde radikal bir paradigma değişimini zorunlu kılmaktadır.
Çözüm Stratejimiz: “Patojen Agnostik, Konak Odaklı" Yeni Paradigma
Söz konusu küresel krizlerin odağında, heterojen patofizyolojik karakteristiğe sahip olan ve konak savunma mekanizmalarından kaçabilen patojenler yer almaktadır. Yüksek mortalite riski taşıyan bu patojenlerin evrimsel adaptasyonu ve yayılma potansiyeli, halk sağlığı açısından süreklilik arz eden bir tehdit oluşturmaktadır. Hem AMR gelişimi hem de öngörülemeyen pandemik varyantlar, konvansiyonel tedavi paradigmalarının yenilikçi bilimsel stratejilerle desteklenmesini zorunlu kılmaktadır.
Mevcut farmakolojik yöntemlerin tek başına yanıt vermekte zorlandığı bu alanlarda; yalnızca patojene odaklanan çözümlere ek olarak, organizmanın immün yanıtlarını modüle eden ve biyolojik direnci epigenetik/sistemik düzeyde desteklemeyi amaçlayan metodolojilerin araştırılması hayati bir bilimsel gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
AVB Biyoteknoloji olarak geliştirdiğimiz Konak Odaklı strateji; doğrudan patojeni hedeflemek yerine, epigenetik regülasyonlar aracılığıyla konağın doğal savunma mekanizmalarını modüle etmeyi temel almaktadır.
Bu araştırma konsepti kapsamında hedeflerimiz:
-
Nötrofil, makrofaj ve mikroglia gibi temel efektör hücrelerin biyosidal potansiyellerinin patojen klerensi odağında yönetimi ve desteklenmesi,
-
Patojenin türünden bağımsız çalışabilecek 'patojen-agnostik' bir hücresel yanıtın geliştirilmesidir.
Sürdürülebilir Terapötik Potansiyel
Yürüttüğümüz preklinik çalışmalar ve klinik çalışmalara ait ön değerlendirmeler; bu patojen-agnostik mekanizmanın hedeflenen biyolojik ve hücresel yanıtları optimize ettiğini göstermektedir.
Elde edilen bu veriler, geliştirdiğimiz metodolojik yaklaşımın enfeksiyon yönetiminde ve dirençli patojen krizlerinde konvansiyonel mekanizmalardan bağımsız, sürdürülebilir bir terapötik potansiyel sunduğunu göstermektedir.
Bu bölümle yer alan bilgiler AVB Biyoteknoloji’nin vizyonunu ve devam eden Ar-Ge çalışmalarını yansıtmakta olup; onaylanmış bir tıbbi teşhis veya tedavi tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.